Behçet Oktay’ın Ölümünün 10. Yılı

Evine dönerken otomobilinde beylik tabancasıyla intihar ettiği ileri sürülen Eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay, ölümümün 10. yılında mezarı başında anıldı.
-OKTAY İÇİN AİLESİ TARAFINDAN DÜZENLENEN ANMA TÖRENİNDE TÜRK BAYRAĞI AÇILDI
-MEZARI BAŞINDA KONUŞAN AĞBEYİ NEZİH OKTAY: -”BEHÇET OKTAY, KARANLIK GÜÇLER TARAFINDAN ÖLDÜRÜLMÜŞ BİR KAHRAMANDIR”

Oktay’ın Hekimhan’da yaşayan ailesinin düzenlediği anma töreni ilçe merkezindeki Düğün Salonu önünde başladı. Behçet Oktay’ın fotoğrafı ve bayrak taşıyan yakınları ”Behçet Oktay Caddesi” boyunca yürüyerek ilçe mezarlığına geldi. Mezarı başında yapılan programın ardından Belediye düğün salonund yapılan anma töreninde yapılan konuşmaların ardında Slayt gösterisi, mevlidi şerifin okunması ve yemek ikramıyla sona erdi.
Şule Oktay gazetemize yaptığı açıklamada; Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kahraman evlatlarından Behçet Oktay’ın kahpe bir pusuda şehit edilişinin 10’uncu yılı. Artık çift haneli yıllardayız. 10 yıl hem bugün gibi yakın, hem asırlar gibi uzak. 10 yıl önce bugün bizim yüreğimize düşürülen ateş, ilk günkü sıcaklığında yanmakta.
“Aradan geçen 10 yıla hesabımız yönünden bakıldığında asırdan daha uzun gelmekte. 10 yıldır katillerin cezalandırılması mücadelemizde aldığımız yol ise oldukça kısa. 10 yılda dünyada yapay insan zekâsı üretimine, ayda bitki yetiştirilmeye başlandı. Ülkemizde 10 yılda hayal dahi edemeyeceğimiz değişimler yaşandı. Dünya insanlığın geleceği için akıl sınırlarını zorlarken, biz darbeler yaşadık. 10 yılda bizim için değişmeyen şeylerin başında ise Behçet Oktay cinayetinin hala aydınlatılmamış olması geliyor. Bir savaş başlatıldı. Bu savaş, Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğü için görevini yapan vatan evlatlarına karşıydı. Bizi, bizimle yok etmeye çalıştılar. Yavaşça, ürkütmeden mükemmel bir proje dahilinde çalıştılar. Bu proje Türkiye Cumhuriyeti’nin yıkım projesiydi. Bu projenin adı cemaat oldu, hizmet hareketi oldu, sonunda FETÖ oldu. Ama bizim için onlar hep dış güçlerin marabalarıydı, hainlerdi.”

“CİNAYETİN ŞİFRELERİ BU YEMEKTE SAKLIDIR”
Silah arkadaşlarının Türkiye Cumhuriyeti’nin yıkılması projesi kapsamında faaliyet gösterdiğini fark edip, “Namlumun ucundaki mermiye hedef olması gerekenlerle çalışıyorum. 2008 yılının yaz aylarından beri benden korkuyorlar” demesiyle birlikte Behçet Oktay’ın da artık onlar için hedef haline geldiğini vurgulayan Şule Oktay, “Namertler Behçet Oktay’ın da üzerine gelmeye başladılar ahlaksızca, sinsice ve kalleşçe. Medya yoluyla emniyet camiasında yıpratma ve algı yaratma çalışmaları başlatıldı. 25 Şubat 2009 tarihinde kurgulu bir yemek düzenlendi. Ve sonrasında gelen bir ölüm… Cinayetin şifreleri bu yemekte saklıdır” dedi.
Açılan soruşturmanın hiçbir inceleme yapılmadan kapatıldığını belirten Oktay, sözlerini şöyle tamamladı:
“15 Temmuz darbe girişimiyle başlayan arınma sürecinde öğrendik ki, Behçet Oktay öldürülmeden önce telefonları dinlenerek, teknik takibe alınmış. Cinayete ilişkin her şey ellerindeydi. Yine öğrendik ki, kapatılan dosyada imzası bulunanların tamamına yakını FETÖ üyesi olmaktan tutuklu, firari ya da ihraç. Ancak bu cinayetin yargılama ayağında yer alan Savcı Hüseyin Yalçın ile emniyet ayağının birinci derece sorumlusu Ankara eski Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz o dönem fetönün borazanını çaldıkları halde hala korunuyorlar. Bugün dillerden düşürülmeyen ülkemizin bekası; Eşref Bitlis ve Necip Hablemitoğlu şehit edildiğinde, Ergenekon adı altında kumpaslar kurulduğunda, Behçet Oktay, Muhsin Yazıcıoğlu şehit edildiğinde başladı. 25 Şubat 2009’dan beri ‘Özel Harekat Daire Başkanını bu şekilde öldürebilenlerin silahı size de doğrulur’ dedik, sustular, duymadılar, duymak istemediler. Maalesef haklı çıktık. Bu hain örgütle dün iç içeyken bugün bizden çok vatan sevdalısı kesilenlerle kararlı bir şekilde mücadele etmezseniz maalesef ki, bu silahlar tekrar tekrar size de dönecektir. Behçet Oktay’ın itibarının iadesini temin için 10 yıldır verdiğimiz mücadelede o her yere uzanan eli hâlâ görmekteyiz. Bu eli kanlı işbirlikçilerden 10 yıldır hesap sorulmaması samimiyetsizliktir, oyalamadır.”
Şule Oktay ağabeyinin, “Hayatı boyunca canı pahasına ülkesi, bayrağı için mücadele veren kahramanımızı ebedi istirahatında huzura erdiremedik. Bu görev, ailesi olarak bizlerle birlikte silah arkadaşlarının ve Türk adaletinin görevidir” dedi.







You must be logged in to post a comment Login